Restoranda Porsiyon Maliyeti Hesaplama: Adım Adım Örnekli Rehber
21 Eylül 2026 · 6 dakikalık okuma
Bir tabağın gerçekte kaça mal olduğunu bilmeden fiyat koymak riskli. Örnek bir yemek üzerinden porsiyon maliyeti hesaplamayı adım adım anlatıyoruz.
Menüdeki fiyatı "yan sokaktaki yer 180 yazmış, biz de 175 yazalım" diye belirlemek, en hızlı para kaybetme yollarından biri. Bir tabak dolu dolu gidiyor, müşteri memnun, masa doluyor ama ay sonunda kasada beklediğiniz para yok. Çoğu zaman sorun ciroda değil, o tabağın size gerçekte kaça mal olduğunu bilmemekte.
Porsiyon maliyeti hesaplama, kulağa muhasebe işi gibi geliyor ama aslında bir kağıt, bir hesap makinesi ve mutfak terazisiyle yapılabilecek kadar basit. Aşağıda örnek bir yemeği baştan sona hesaplayacağız. Kullandığımız tüm fiyatlar tamamen örnektir; siz kendi son fatura fiyatlarınızı yazacaksınız.
Porsiyon maliyeti tam olarak neyi kapsar?
Porsiyon maliyeti, tek bir tabağı müşterinin önüne koyana kadar harcadığınız malzeme tutarıdır. İçine reçetedeki her şey girer: ana malzeme, garnitür, sos, baharat, yağ. Ayrıca o tabakla birlikte masaya giden ama menüde yazmayan şeyler de girer; ekmek, turşu, servis sosu, paket servisteyse kutu ve çatal-kaşık.
Kira, personel, elektrik, doğalgaz gibi kalemler porsiyon maliyetine girmez. Onlar işletme giderleri; ayrı hesaplanır. Bu ikisini karıştırmak yaygın bir hata. Porsiyon maliyetini temiz tutun, işletme giderlerini fiyatlama aşamasında hedef maliyet yüzdesiyle dengeleyin.
Başlamadan önce elinizde ne olmalı?
- Mutfak terazisi. Göz kararı gramaj, hesabı en baştan bozar.
- Son bir aylık alım faturalarınız. Fiyatlar güncel olmalı, altı ay önceki fiyatla hesap tutmaz.
- Şefin ya da ustanın tarifi. Kafasındaki değil, yazıya dökülmüş hali.
- Bir kağıt ya da basit bir tablo. Her yemek için tek satır bile yeter.
İlk seferde tüm menüyü hesaplamaya çalışmayın. En çok satan 10-15 ürününüzle başlayın. Ciroyu taşıyan ürünler onlar; oradaki bir hata, ayda hiç satmadığınız bir tabaktaki hatadan kat kat pahalıya geliyor.
Adım 1: Reçeteyi gram gram yazın
Örnek yemeğimiz tavuklu fettuccine olsun. Mutfağa gidip bir porsiyonu ustanın normalde yaptığı gibi yaptırın ve her malzemeyi tartın. "Bir tutam", "biraz", "bir kepçe" gibi ifadeleri sayıya çevirin. Bir kepçe sosun kaç mililitre olduğunu bir kere ölçtüğünüzde ömür boyu kullanırsınız.
Örnek reçetemiz şöyle çıktı: 120 g fettuccine, 150 g tavuk göğsü (temizlenmiş, net), 80 ml krema, 15 g parmesan, 10 g tereyağı, bir miktar sarımsak-baharat-maydanoz.
Adım 2: Kilo fiyatını gram maliyetine çevirin
Burada yapacağınız tek işlem şu: fatura fiyatını birim başına indirip reçetedeki miktarla çarpmak. Örneğin kilosu 80 TL olan makarnanın gramı 0,08 TL; 120 gram için 9,60 TL. Aşağıdaki tüm rakamlar örnektir, kendi fiyatlarınızla değişecek.
- Fettuccine: 120 g × 0,08 TL = 9,60 TL (kilosu örnek 80 TL)
- Tavuk göğsü: 150 g × 0,16 TL = 24,00 TL (kilosu örnek 160 TL)
- Krema: 80 ml × 0,11 TL = 8,80 TL (litresi örnek 110 TL)
- Parmesan: 15 g × 0,60 TL = 9,00 TL (kilosu örnek 600 TL)
- Tereyağı: 10 g × 0,30 TL = 3,00 TL (kilosu örnek 300 TL)
- Sarımsak, baharat, maydanoz: yaklaşık 1,50 TL
- Ara toplam: 55,90 TL
Baharat ve garnitür gibi çok küçük kalemleri tek tek hesaplamak zorunda değilsiniz. Aylık baharat alımınızı o ay çıkan porsiyon sayısına bölüp ortalama bir tutar çıkarabilirsiniz. Önemli olan bu kalemi sıfır saymamak.
Adım 3: Fireyi hesaba katın, yoksa maliyet yanlış çıkar
En çok atlanan adım bu. Reçetede 150 g net tavuk yazıyor ama siz 150 g satın almıyorsunuz. Temizleme, yağ ve sinir ayıklama sırasında bir kısmı çöpe gidiyor. Kayıp payınızı bir kere ölçün: 5 kg ham tavuk alın, temizledikten sonra tekrar tartın. Diyelim elinizde 4,55 kg net kaldı; demek ki 1 kg net tavuk için yaklaşık 1,10 kg satın alıyorsunuz.
Yani net ihtiyacın üzerine yaklaşık yüzde 10 pay ekliyorsunuz: 150 g net tavuk için yaklaşık 165 g satın almanız gerekir. 165 g × 0,16 TL = 26,40 TL. Yani tavuk kaleminde 24,00 TL değil 26,40 TL yazmalısınız; 2,40 TL fark ediyor.
Aynı mantık sebzede, balıkta, mevsim meyvesinde de geçerli. Marulun dış yaprakları, limonun kabuğu, patatesin soyulan kısmı hep maliyettir. Bu adımı atlayan işletmeler genelde maliyetini olduğundan yüzde 5-10 düşük görüyor ve farkı fark etmeden kârından veriyor.
Adım 4: Tabakla birlikte giden görünmez kalemleri ekleyin
Bu yemekle birlikte masaya ekmek sepeti, servis peçetesi ve bir sos gidiyorsa bunlar da o porsiyonun maliyetidir. Örnek olarak toplamını 3,00 TL kabul edelim. Paket servis satıyorsanız kutu, kapak, çatal ve poşet de aynı şekilde eklenmeli; bu kalem paket satışta şaşırtıcı derecede büyük olabiliyor.
- Malzeme ara toplamı: 55,90 TL
- Fire düzeltmesi (tavuk): +2,40 TL
- Servis kalemleri (ekmek, sos, peçete): +3,00 TL
- Toplam porsiyon maliyeti: 61,30 TL
Artık elinizde tahmin değil, sayı var: bu tabak size örnek rakamlarla 61,30 TL'ye mal oluyor. Hesabın geri kalanı buradan başlıyor.
Adım 5: Maliyet yüzdesini ve satış fiyatını çıkarın
Sektörde yaygın olarak kullanılan ölçü, maliyetin satış fiyatına oranı. Formül basit: porsiyon maliyeti ÷ satış fiyatı. Bu yemeği şu an 180 TL'ye satıyorsanız 61,30 ÷ 180 = yaklaşık yüzde 34. Yani her 100 TL'lik satışın 34 TL'si mutfağa gidiyor, kalan 66 TL kira, personel ve kâra kalıyor.
Tersinden de çalışır. Kendinize bir hedef maliyet oranı belirlersiniz ve fiyatı ona göre çıkarırsınız. Örneğin hedefiniz yüzde 30 ise: 61,30 ÷ 0,30 = yaklaşık 204 TL. Menüye 205 TL yazarsınız, ya da müşterinin gözüne hoş görünmesi için 199 TL'ye çekip maliyet oranınızın yüzde 31'e çıktığını bilerek karar verirsiniz.
Hedef oranın "doğrusu" her işletmede aynı değil. Kirası yüksek bir AVM şubesiyle mahalle esnafının hedefi aynı olamaz. Ayrıca bu hesabı yaparken KDV ve vergilendirme tarafını muhasebecinizle netleştirin; menü fiyatını KDV dahil mi yoksa hariç mi kurguladığınızı karıştırmak tüm hesabı bozar.
Menü fiyatını tek başına maliyet belirlemez; ama maliyeti bilmeden fiyat koymak, karanlıkta atış yapmaktır.
Maliyet düşük çıktı diye rahatlamayın: teorik ile gerçek arasındaki fark
Kağıt üzerinde hesapladığınız maliyete teorik maliyet denir. Gerçek maliyet ise stok sayımından çıkar: dönem başı stok + alımlar − dönem sonu stok. Bu ikisi arasında fark varsa, aradaki para bir yere gidiyor demektir.
Farkın kaynağı genelde şu üçünden biri: gramajın tutmaması, bozulup atılan ürün ve kayıt dışı çıkışlar. Örnek olarak tavuğu 150 g yerine 190 g koyan bir usta, o tabakta 6-7 TL fazladan maliyet yaratır. Günde 40 porsiyon satıyorsanız tek üründe ayda ciddi bir tutara ulaşır.
Bu yüzden porsiyon maliyeti hesaplama işi, hesabı yapmakla bitmiyor. Reçeteyi mutfağa asın, porsiyon kaşığı ve kepçe standardı belirleyin, ayda bir gramaj kontrolü yapın. Hesap ancak mutfakta uygulanırsa işe yarar.
Ne sıklıkla güncellemek gerekiyor?
Girdi fiyatlarının sık değiştiği bir ortamda yılda bir kez yapılan hesap işe yaramaz. Pratik bir düzen kurmak yeterli: her ay en çok satan ürünlerin maliyetini gözden geçirin, menü değişikliğinde ya da tedarikçi değiştirdiğinizde hepsini elden geçirin.
- Ana malzemede yüzde 10'u aşan bir fiyat artışı olduğunda ilgili ürünleri yeniden hesaplayın.
- Yeni bir ürünü menüye maliyetini hesaplamadan koymayın.
- Kampanya ve menü setlerinin maliyetini ayrı hesaplayın; indirimli fiyat kârı sıfırlıyor olabilir.
- Paket servis ve masa servisi için aynı ürünü ayrı ayrı hesaplayın; komisyon ve ambalaj tabloyu değiştirir.
- Fire oranlarını mevsim geçişlerinde bir kez daha ölçün.
Bu hesapları tek tek defterde tutmak ilk 10 üründe mümkün, 60 üründe zor. Reçeteleri ve alım fiyatlarını dijital tutup satışla eşleştirebildiğinizde, hangi ürünün ne kadar kazandırdığını tahmin etmek zorunda kalmazsınız.
Özetle ne yapacaksınız?
Bugün bir terazi alıp en çok satan yemeğinizi tartın, reçeteyi yazın, son faturalardan gram maliyetlerini çıkarın, fireyi ve servis kalemlerini ekleyin. Elinizde tek bir sayı olacak: o tabağın gerçek maliyeti. Sonra mevcut fiyata bölün ve maliyet oranınızı görün.
İlk hesap muhtemelen sizi şaşırtacak; çoğu işletmede en sevilen ürün aynı zamanda en az kazandıran ürün oluyor. Bu bilgiyle porsiyonu küçültmek, reçeteyi değiştirmek, fiyatı güncellemek ya da o ürünü menüde farklı bir yere taşımak gibi gerçek seçenekleriniz olur. Tahminle değil sayıyla karar vermek, menü yönetiminde en hızlı geri dönen alışkanlıktır.